Zekanın İzi
B5: Perceptron Kitabı: Zekaya Dair İki Farklı Varsayım

09 Eylül 2026

B5: Perceptron Kitabı: Zekaya Dair İki Farklı Varsayım

1958'de Frank Rosenblatt, örneklerden kendi kendine öğrenen Perceptron adlı makineyi geliştirdi. 1969'da çocukluk arkadaşı Marvin Minsky ise "Perceptrons" kitabında makinenin basit bir mantık kuralını bile öğrenemediğini kanıtladı. Bu bölümde bu kanıtın sinir ağlarını on yedi yıl durma noktasına getirişini keşfedin.

Transkript

Bir kitap. Perceptrons. Yapay zeka tarihinin en tartışmalı ciltlerinden biri.

Kapağın hemen ardında tek bir satır. Frank Rosenblatt'ın anısına. Tuhaf bir satır bu.

Çünkü bu kitap tam da Rosenblatt'ın en ünlü [müzik] makinesinin sonunu getiren kitabın ta kendisi.

Yazarı ise Marvin Minsky. [müzik] Sayfalar boyunca bu makinenin temel bir sınırını kanıtlıyor. Öyle bir sınır ki

bu araştırma alanını 17 yıl boyunca durma noktasına getirdi. Ve yine de en başında artık aramızda

olmayan bir adamın anısına tek bir satır duruyor. Hikaye [müzik] New York'un en yetenekli

öğrencilerini toplayan seçkin bir okulda başladı. Marvin Minsky ile Frank Rosenblatt aynı

koridorlarda büyüdü. Aralarında yalnızca bir sınıf fark vardı. İkisi de derslerinde öne çıkan, gelecek vadeden

iki öğrenciydi. >> [müzik] >> Yıllar sonra yapay zekanın en parlak iki

ismi olduklarında bu çocukluk arkadaşlığı bilim tarihini şekillendirecek bir bahse dönüşecekti.

1958'de Frank Rosenblatt yeni bir fikir geliştirdi.

Kartların üzerindeki işaretleri tanımayı kendi [müzik] kendine öğrenen bir makine.

Makinenin adı Perceptron'du. Çalışma prensibi önceki yöntemlerden temel olarak farklıydı.

Makineye kuralları kodlamak yerine birkaç kart örneği gösterilmesi yeterliydi.

Ayrımı ise tamamen kendisi yapıyordu. Beyindeki milyarlarca basit bağlantının kendiliğinden zeka üretmesine biraz

benzetebiliriz. Marvin Minsky'ye göre ise zeka deneme-yanılmayla elde edilemezdi.

Sembollerle ve mantıkla inşa edilmesi gerektiğine inanıyordu. Rosenblatt'ın makinesini incelediğinde

bir şeyin eksik olduğunu hissetti. Bu hissiyatı bilimsel olarak kanıtlaması ise [müzik] birkaç yıl sonra

gerçekleşecekti. Bu eksikliği daha iyi anlamak için şu örneğe bakabiliriz.

>> [müzik] >> Evinizdeki koridorun iki ucunda da anahtar olduğunu hayal edin.

Anahtarlar yalnızca biri açıksa ampulün yanmasını [müzik] sağlıyor. İkisi birden açık veya kapalı olduğu durumda ise

ampul [müzik] sönüyor. Basit bir mantık kuralı olarak bu kurala XOR diyoruz. Minsky, Rosenblatt'ın makinesinin bu

basit kuralı ve buna bağlı problemleri öğrenemeyeceğini fark etti. 1969'da Minsky ortağı ile birlikte bu

düşünce ve araştırmaları bir kitapta topladı. Kitaptaki matematiksel hesaplamalar

tutarlı bir şekilde ele alınmıştı. Tek katmanlı bir perceptron bu tür problemleri gerçekten çözemiyordu.

Kitabın asıl etkisi ise kanıtladığı durumdan ziyade kanıtlamadan bıraktığı bir varsayımdan geliyordu.

Katmanları üst üste dizilmiş daha karmaşık bir ağ yapısının da aynı akıbete uğrayacağını tahmin etti.

Bu bir tahmin. Sadece bir tahmin. Ama bu incelik gözden kaçmıştı. [müzik] Tek katmanlı perceptron yetersiz sonucu

zamanla sinir ağları işe yaramaz inancına genellendi. Üniversiteler bu alandan araştırmacı almayı bıraktı.

Konferanslar makaleleri reddetti. Elbette bütün suçu tek bir kitaba yıkamayız. Dönemin bilgisayar

donanımlarının sınırları ve çok katmanlı bir ağı eğitmenin yolunun o gün kimse tarafından bilinmiyor olması bu duruma

yol açan sebepler arasında yer alıyordu. 1971'de kitabın yayınlanmasından iki yıl sonra Rosenblatt bir yelken kazasında

hayatını kaybetti. Henüz 43 yaşındaydı. Minsky akademik alanda rekabete girmesine rağmen lise yıllarından beri

tanıdığı bir arkadaşını kaybetmiş oldu. Kitabın sonraki baskıları çıktığında bugün hala raflarda duran o

genişletilmiş baskı dahil, ithaf sayfası hep aynı. Frank Rosenblatt'ın anısına.

Belki bir suçluluk satırı, belki de yalnızca bir vefa borcunun ödenmesi. Fikren karşıt olsalar da ikisi de

sonuçta arkadaştı. 17 yıl süren bu sessizlik, bilim tarihinin en pahalı yanlış

anlaşılmalarından biriydi. Bugün sinir ağları dediğimizde akla gelen hemen hemen her şeyin temeli

Rosenblatt'ın fikri sayesinde mümkün. Aradaki tek fark katman sayısı. O dönemler için aşılmaz görünen o

koridor anahtar problemi, bugün çok basit bir kod parçasından [müzik] ibaret.